Kızılbaş Nedir?

Kızılbaş tabirinin 2 tanımı bulunmaktadır. Bu tanımları kısaca şöyle özetleyebiliriz.

a) Alevi söylencelerine göre Kızılbaş kelimesinin kökenini Uhud Savaşı’na kadar dayandırırlar. Rivayetlere göre Hz. Ali, Peygamberimiz Hz. Muhammed’i korumak için önüne siper olmuş ve başından yaralanmıştır. Bu savaştan sonra Hz. Ali ve taraftarlarına Kızılbaş denilmiştir. Yine bir rivayete göre Hz. Ali Sıffın Savaşı’nda başlarına kırmızı başlık takmışlardır.

b) Diğer tanım ise Büyük Alevi devletlerinden olan Safevilere dayandırılır. Safevilerin ve Erdebil dergahı beylerinin ve askerlerinin başlarına 12 dilimli kızıl bir külah-börk taktıklarıdır. Özellikle Safevilerin hükümdarı Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim arasındaki çekişmeden sonra Kızılbaş tabiri giderek Alevileri ve Ali taraftarlarını aşağılamak için kullanılmaya başlanmıştır.

Kızılbaşlık tarihi süreçte, Alevi -Bektaşi inanç ve kültür öğretisinin, toplumsal yaşam tarzının siyasallaşmış doktrinel adına ve devlet iktidarını amaçlayan stratejik hedefine sosyo-ekonomik toplumsal kuramının uygulama düzeninin sistemine denmiştir. Yani Alevilik öğretisinin toplumu bilgi ve becerilerisiyle yönetme, iktidar erkiyle uygulama modeline Kızılbaşlık sistemi denir.

Bugün ise Alevilik ve Kızılbaşlık özdeş hale gelmiştir.

Kızılbaşlık siyasetinin temellerini Hâcı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Balım Sultan (1458-1519/20) ile Şah İsmail Hatayî (1487-1524) atmışlar ve teorize etmişlerdir. Anadolu Alevi ve Bektaşi’lerinin derleniş ve toparlanışlarının birincisini, Baba İlyas (?-1240) ikincisini, Sultan Hünkâr Hâce Bektaş-ı Veli (1209/10-1271/2) üçüncüsünü, Şeyh Bedreddin (1357-1420) dördüncüsünü ise Şah İsmail Hatayî gerçekleştirir. 


Pir Sultan’dan bir dörtlük

Gidi Yezid bize Kızılbaş demiş,
Meğer Şah’ı sevmiş dese yoludur, 
Yetmiş iki millet sevmezler şahı,
Biz severiz Şah-ı Merdan Alidir.


Onar Baba’ dan 

Ulâ’n bana Kızılbaş demiş, desin!

Doğru söyler Yezit, isterse sövsün! 

İsterse Pir Sultanlar gibi assın!

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Herkes bilsin ikiliği hiç sevmem,

İkrar verdim, bir daha geri dönmem,

İnsanım yolumdan ayrı hiç kalmam, 

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Başta Kızılbaş Ali, hem de Veli,

Onların yüreği dağ gibi ulu,

Bağrı kızıl yakut hem de kan dolu,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Şah Hatayi pirim benim çağlarım,

Yüksünmedim kızıl çarık teperim,

Kara libas ile cenğe giderim,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

ONAR BABA yarenimle hem hâlim,

Başımda kızıl börk bağlı Türkmenim,

Nâr-ı hâl içinde gökte uçmağım,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.