Hubyar Sultan’ın Evlatları

Tüm bu söylenceler ışığında Hubyar Sultan’ ın 13.yy da bugün Hubyar Köyünün bulunduğu bölge olmak üzere Tokat Tozanlı bölgesini yurt edindiği anlaşılmaktadır. Bu söylenceler belgelerle de desteklenmektedir. Sevgili Fikri KARAMAN’ ın Tozanlı bölgesi üzerine yaptığı çalışmalar neticesinde bugünkü Değeryer eski ismiyle Tekriye köyünün kayıtlarından Hubyar Sultan’ ın evlatlarının bu köyde yaşadıkları ortaya çıkmaktadır.
Musa
Musa oğlu Mustafa
Mustafa oğlu Yar Ahmet
Yar Ahmet oğlu Hubyar Derviş (Hubyar Abdal)
HUBYAR ABDAL’IN SOYU 

Ancak Hubyar Sultan’ ın etkin olduğu bölge yani Sivas-Tokat-Amasya-Yozgat bölgeleri tarihte Alevi deposu olarak da adlandırılmaktadır. Bu bölgeler Babai isyanlarından başlamak üzere Celali isyanları devamıyla Alevilerin merkezi otoriteye karşı başkaldırdığı yerler olmuştur. Tüm bu isyanların en önemli merkezleri bu bölgeler olmuştur. Bu bölgelerde bulunan Alevi çoğunluğun Hubyar Sultan Ocağına bağlı olması bir tesadüfmüdür. 16.yy da yaşamış bir kişi nasıl olmuş da Baba İlyasların Baba İshakların Celal Babaların bölgesinde etkinliğini ve hükmünü sürdürebilmiştir. Nasıl olmuşta tüm bu bölgenin topluluklarını kendine bağlamış ve Zünnunoğlu ayaklanmasında olduğu gibi peşinden sürükleyebilmiştir. Eldeki belge ve bilgilerden Zünnunoğlu Halil ayaklanması dönemlerinde Hubyar Sultan 20-25 yaşlarındadır. Nasıl olmuş da 20-25 yaşlarındaki bir kişi bu ayaklanmaya akıl hocalığı ve taraftar toplayıcı olmuş ve de bu yaşlarda insanları arkasında sürükleyebilmiştir. Tüm bu bilgileri ve tüm bu soruları arka arkaya dizdiğiniz zaman Hubyar Sultan’ ın kuvvetli bir soya mensup olduğunu kuşkusuz söyleyebilmekteyiz..
a) Hubyar Abdal’ ın bilinen tek oğlu Mustafa

Hubyar Ocağı mensuplarınca bugüne kadar Hubyar Sultan’ ın Mustafa isminde bir oğlu olduğu hiç anlatılmamaktadır. Ancak Garipoğlu Bektaş Kantekin Şeyh Mehmet’ in elinde bulunan bir fermanda Hubyar evladı Mustafa diye bir isim olduğunu hatırlamaktadır. Bunun dışındaki görüştüğüm insanların hiçbirisi bu şahsı bilmemektedirler.(A.K) Oysa 1574 tarihli Sivas Mufassalında Gürgen çukuru bölgesinde yaşayan Hubyar oğlu Mustafa’ dan bahsedilmektedir. Derdiyar ve Buynat bu şahsın evlatları olmaktadırlar. Hubyar Abdal’ ın Mustafa’ dan başka oğlu olup olmadığı da bilinmemektedir.
b) Hubyar ‘ ın Torunları Mustafa oğlu Derdiyar ve Buynat
Hubyar’ ın Derdiyar ve Buynat isminde iki oğlu olduğu , bunlardan Buynat’ ın Balkı Buhara’ ya ser asker olarak gittiği ve bir daha dönmediği tüm Hubyarlılar tarafından anlatılmaktadır. Oysa yukarıda bahsettiğimiz gibi Derdiyar ve Buynat Hubyar’ ın oğlu değil torunlarıdır.
Hubyar Ocağı dedelerinin Rusya taraflarına dedeliğe gittikleri herkes tarafından bilinmektedir. Bunun Buynat’ la bir alakası olup olmadığı bilinmemektedir. Buynat’ ın mezarının nerede olduğu hangi bölgede yaşadığı da a bilinmemektedir. Azerbaycanlı araştırmacı Prof. Dr. Kamil Veli NERİMANOĞLU Azerbaycan da bulunan Hubyarlılar dan bahsetmiş ve şu an Ermenistan kontrolünde bulunan Karabağ bölgesinde Hubyar Köyünün olduğunu ve kendisinin de bu köyün hemen yanında bulunan bir köyde doğduğunu anlatmıştır. (A.Kenanoğlu)
Derdiyar; Hubyar’ın diğer bir torunu Mustafa’ nın oğlu ise Derdiyar’ dır. Derdiyar’ ın mezarı konusunda Hubyarlıların gösterdiği adres Sivas-Ulaş-(Karacalar ) gümüştepe köyüdür. Tarafımdan yapılan araştırmalar çerçevesinde bu köye gidilmiş ve konu yerinde incelenmiştir.(A.Kenanoğlu) Bu konuda köyde bulunan insanlarla görüşülmüştür. Köylüler şu anda Sünni inancına mensuptur. Köyün isminin eskilerde Şeyh Derdiyar olduğu bütün köylüler tarafından bilinmektedir. Anlatılan rivayetlerde Şeyh Derdiyar’ ın ermiş bir kişi olduğu ve çeşitli kerametlere sahip olduğu belirtilmektedir. Köylüler Şeyh Derdiyar’ ın kimliği ve Hubyar la bağlantısı konusunda hiçbir bilgiye sahip değiller. Köyün içinde Cami avlusunda bir türbe bulunmaktadır. Bu türbenin Şeyh Mehmet isimli bir kişiye ait olduğu söylenmektedir. Derdiyar’ ın diğer bir isminin Mehmet olduğu da bahsedilen konulardandır.Türbe üzerine mermerle bu isim yazılmıştır. Fakat Türbenin tarihi ne zaman yapıldığı konusunda bir bilgi yoktur. Bu türbenin çevrede bulunan Alevi – Sünni insanlar tarafından ziyaret edildiği, özellikle çocuğu olmayanların burayı ziyaret ettikleri anlatılmaktadır.
Hubyar Köyü ile Karacalar (Şeyh Derdiyar) köyünün bağlantısı konusunda bir tanık da Sivas da yıllarca vakıflar Bölge Müdürlüğünde Avukatlık yapmış olan Ali ŞAHİN dir. Ali ŞAHİN bey yaptığımız görüşmede “ Mustafa Temel’ in bir zamanlar kendisine bazı eski evraklar getirdiğini , bunlara bir bakmasını söylediğini belirtti. Ali ŞAHİN bu olayın 92-93 lü yıllarda geçtiğini ve belgelerden aklında kalan ilginç bir noktanın Hubyar Köyünün Sivas-Ulaş Karacalar köyü ile bir bağlantısının çıkması olduğunu belirtti. Ali ŞAHİN bu konuyu şu şekilde dile getirmiştir.” Karacalar köyü Sünni , siz Alevisiniz aranızda nasıl bir yakın bağlantı var bana ilginç geldi o yüzden bu olay aklımda kaldı “diye ifade etmiştir.
Ali ŞAHİN ayrıca Karacalar köyünden Metin Öztürk’ ün elinde bazı eski belgeler olduğunu ve o belgeler de de sizin köyle olan bağlantıdan bahsedildiğini belirtmektedir.
Ayrıca Araştırmacı Yard.Doç. Dr. Metin Bozkuş Sivas-Ulaş Yöresindeki Aleviler hakkında bilgi verirken bunların , Sünni bir köy olan Gümüştepe (Şeyh Derdiyar) köyünde bulunan ve cami avlusundaki “Karacalar Tekkesi” denen türbeye, hastalarını götürdüklerini, bunları orada yatırdıklarını, iyileştikten sonra da buraya kurban kestiklerini ve buraya çevre Sünni köylerden de gelen olduğunu yazmaktadır.
Tüm bu anlatılanlar Hubyar’ ın oğlu Şeyh Derdiyar’ ın bu köyde öldüğü ve mezarının burada olduğunun yeterli delili olsa gerek. Derdiyar’ ın bu köyde yaşadığı mı yoksa Dedelik etmeye geldiğin de mi öldüğü konusunda bir bilgi yoktur. Her iki ihtimal de mümkündür. Alevi olan köyün sonradan Sünnileşmesi de sadece bu köyde rastlanan bir olay değildir.
c) Derdiyar’ ın oğulları
Derdiyar Sivas-Ulaş-Şeyh Derdiyar köyünde yaşayıp ölmesine rağmen Hubyar’ ın sülalesini devam ettiren oğulları Hubyar Köyünde yaşantılarını devam ettirmişlerdir.
Derdiyar’ ın Kenan, Ali, Hüseyin isminde üç oğlunun bulunduğu Hubyar köylüleri tarafından tereddütsüz bir şekilde bilinmekte ve dile getirilmektedir. Hubyar Köyünde görüştüğüm kişilerden hiçbir kimse bu durumun haricinde bir şey söylememiştir.
d) Kenan Şeyh ve Torunları;
Kenan Şeyh’ in Hubyar ın Büyük torunu olduğu anlatılmaktadır (Elimizdeki belgelere göre ise Kenan Şeyh Hubyar Abdal’ ın torunu Derdiyar’ ın oğludur). Bu sebeple Tekkenin Şeyhliğini yürütmüştür. Türbesi Hubyar köyüne girişte Algur Baba denilen arazidedir. 1997 yılına kadar harap bir şekilde bulunan mezar 1997 yılında bu şahsın sülalesinden gelen torunları tarafından Ali Kenanoğlu öncülüğünde yaptırılmıştır.
Kenan Şeyh ‘ in varlığını elimizde bulunan ve Cemaziyülevvel 1089 (Miladi Nisan 1678) tarihli vesikadan ispatlayabiliyoruz.
Söz konusu tarih de Kenan Şeyh ölüdür ve çocukları hayattadır.
Bu belgeden 1678 tarihinde Kenan Şeyh’ in Derdiyar ve Kamber adında yetişkin iki oğlu olduğu görülmektedir. Vesikada bu kişilerden KENANOĞLU Kamber, KENANOĞLU Derdiyar diye bahsetmektedir.
e) Saçlı Ali Dede ve Torunları ;

Ali Dede , Saçlı Ali diye de tanınmaktadır bilinmemektedir. Dedelik yapmaya gittiğinde öldüğü anlatılmaktadır. Saçlı Ali Dede Hubyar Tekkesinin Dedeliğini yürüttüğü ve sürekli Dedelikte köy köy dolaştığı anlatılmaktadır. Bugün Ali Dede’ den gelen aileler Hubyar Dedeleri arasında en çok talibe sahiptirler. Elimizdeki vesikada 1678 tarihinde Ali Dede’ nin Mehdi isminde yetişkin bir oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Saçlı Ali Dede’ nin sülalesi oğlu Mehdi’ nin ismiyle anılmakta ve Mehdililer olarak günümüzde varlıklarını sürdürmektedirler. Hubyar Köyü ve göçler yoluyla daha birçok köyde bulunmaktadırlar
f) Hüseyin Abdal , Oğlu Hasan Abdal ve Torunları :
Hüseyin Abdal ve Torunları ; Hüseyin Abdal , Hubyar Tekkesinin aşıklığını yapmış ve deyişleriyle günümüze kadar kalıcı eserler bırakmış bir ecdadımızdır. Türbesi Hubyar Tekkesini yanındadır. Bir süre Hubyar ‘ da yaşanan Şeyh’ lik kavgaları yüzünden Karabalçık köyünde yaşadığı anlatılmaktadır. Bu köyde yaşadığı ev durmakta ve halen ziyaret edilmektedir. Hüseyin Abdal’ ın anlatılanlara göre bilinen evlatları Behzat, Himmet, Aslan, Mustafa, ve Hasan dır.
Elimizdeki vesikalar da ise Hüseyin Abdal evlatlarından 1678 tarihli evrak da Himmet oğlu Mahmut ‘ dan bahsedilmekte, Ayrıca 1706 tarihli vesikada ise Hubyar Torunlarından Ali, İsa, Recep, Behzat ve diğer bir Ali ‘ den bahsedilmektedir. Bu kişilerin baba adları verilmeyip Hubyar Evlatlarından (O sülaleden gelen) diye bahsedilmektedir. Fakat Seyit Mahmut’ un içlerinde Lider vasfındaki kişi olduğu söz konusu vesikadaki konulardan anlaşılmaktadır. (Bu vesikanın tamamı Hubyar Köyü tarihi bölümünde verilmiştir.) Hüseyin Abdal Evlatları bugün Hubyarlılar arasında en kalabalık kitleyi oluşturmaktadır. Bunlar da diğer Hubyarlılar gibi Hubyar Köyü başta olmak üzere diğer Hubyar’ a tabi köylerde ve günümüzde İstanbul ile Avrupa da ikamet etmektedirler.
Hüseyin Abdal Evladı Hasan Abdal; Hubyar Tekkesinde en aktif rollerden birisini oynayan ve adından sıkça söz ettiren bir kişidir. Türbesi Babası Hüseyin Abdal’ ın yanındadır. Tekkede çıkan kargaşadan dolayı Babası ile birlikte köyü terk ettiği ve uzunca bir süre Sivas taraflarında (Kimi Dedelere göre ise Bingöl taraflarında ) yaşadığı anlatılmaktadır. Orada Kürt beylerinden birinin kızıyla evlendiği ve böylece güç topladıktan sonra Kırk çadır aileyle birlikte Hubyar Köyüne geldiği ve bugün Cami diye adlandırılan bölgeye çadır kurup yerleştiği, hayvancılık yaptığı daha sonra da yanındaki güçlerle birlikte Tekkenin Şeyhliğine oturduğu anlatılmaktadır. Yanında getirdiği ailelerin de Hubyar Köyüne yerleştiği anlatılmaktadır.