Hubyar Sultan Destanı

Hubyar Sultan Destanı


Arşullahda otururdu ya Resûl

Kerbela Çölü’nde olan savaşun

Cümle kulu farkederdi ya Resûl

Göründü gözüne çölü dedüler.

Şu cihanda gezer idi tüm ruhlar

Onların mekanın bilir arifler

Ta ezelden sırda idü güruhlar

Değmeden bilir mi hali dedüler.

Doksan bin er danuşuğa geldüler

Onlar hesabını orda kurdular

Cümle erler hep nasibin böldüler

Budur evliyanın yolu dedüler.

Kadıncık ana der daha er vardur

Daha özge kisbi güzel kâr vardur

Hak batın Ali türlü sır vardur

Gönderin Selman’ı gelir dedüler.

Gözlekçüde destur aldı yürüdü

Bir mübah dağ gördü eğlendü durdu

Bir kol uzattılar bir tek el gördü

Bu gelen kudretin eli dedüler.

Devran ettü cümle âleme vardu

Dolandı cihânı takadu durdu

Suluca Höyük’te güvercin gördü

Öter Ali İmran dili dedüler.

Niyaz etti ordan yana yürüdü

Evel bir çift idi sonra bir gördü

Buyurun erenler istiyor dedü

Arifler kıramaz teli dedüler.

Gözlekçü de ordan erlere geldü

Eyvallah deyüben hem dara durdu

Gördüğü hikmeti vasfeyle dedü

Dava eyledün mi eri dedüler.

Dedüler az çoğamı çok azamu

Şimdi gönderelim alur şahinü

Endim seyredelim şahin yuvanu

Herkes hizmetini bülür dedüler.

Dedü ki er ere böyle kıyar mu

Dedü ki er ere hışım eder mü

Sayru olan bu sırları duyar mu

Oda yoluyunan olur dedüler.

Göverçin dal üstünde dururdu

Güzel gözlerini erlere döndü

Çıraklar karadı poslar yörüdü

Besbelli ki bizden ulu dedüler.

Hâce Ahmed tercüman alma anca

Sevgi ile ceme Selman gelünce

Bektaş-i Veli de niyaz kılunca

Budur hasbahçenin gülü dedüler.

Hü dedüler oturdular demünce

Hızır dedem bile idi yanunca

Aşuğuyam yaşlar vardır didemce

Bahri olan yüzer gölü dedüler.

Çok muhabbet etti mana aştular

Cümle erler orda ikrarlaştılar

Nasibe düşeni hem bölüştüler

Ahmed Yesevi’de alır dedüler.

Hubuyar’ım doğru yolu alırum

Özünüzü Hak turabı bilirüm

Sizin payınızdan gani olurum

Helal al rızanın yolu dedüler.

Söyleştiler ki bu yol cümlemizün

Yola müstahak hal cümlemizün

Bu yolun sahibi ikrârımızun

Soluğu sayan yolu alır dedüler.

Dedüler bu yolun soluğu sağdur

Bu yola gidenin hep yüzü ağdur

Bu yolun ötesi bir azimşardur

Bu şardan verilür dolu dedüler.

Hak Muhammed Ali ismi anıldu

Erler hep solukta gayet biridü

Hâce Ahmed sağ soluğa bağladu

Soluk bilen yolu bulur dedüler.

Ortalığa darı çeci kurulsun

Sırr-ı Seddar bu meydanda bilinsün

Ulu kimdir gözümüze görünsün

Ezeli Bektaş-ı Veli dedüler.

Erler postunattı eğlenmez zerre

Eyvallah edüpde bağlandu darda

Bektaş-i Veli’ye gelince sıra

Attı Postun durdu beli dedüler.


Sultan Hâce Ahmed beraber oldu

İki gönül bir olup niyazi verdü

Erler orda gerçek uluğun bildü

Budur evliyanın yolu dedüler.

Dediler Erlere tarığa yatun

Koyman gümanınız bir etek tutun

Bir olun birlikte ikrara yatun

Budur evliyanın şarı dedüler.

Cümle erler orda tarığa yattu

Hubyar Sultan anda tarığın tuttu

Engine konup gönüle yettü

Budur Hünkâr’ının gülü dedüler.

Dediler Hubyar’a sende gel uğra

Eyvallah deyüp bağlandı dara

Üç kere çalınca açıldı yara

Bu kan ne hikmettir gülüm dedüler.

Ol demde cümlesi dedüler Ali

Hubyar’ ımsın dedi saruldu Veli

Yine sendeymiş yaremin gamı

Dertlilere derman olun dedüler.

Çok muhabbet eyledüler sır oldu

İki uruf bir cesette göründü

Matahlar derç oldu güfer verüldü

Bizi ayrı bilen deli dedüler.

Erler kalktı meskenine yürüdü

Herkes o anda yurdunu buldu

Gönüller bir olup semaha girdü

Özünü görene beli dedüler.

Hubyar Abdal,Hakk’ı bilen sultansın

Nice düşmüşlerin elin alansun

Bunalana dar günleri gelensün

Dertlilere derman olur dedüler.


Kaynak : Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri – A.KENANOĞLU – İ.ONARLI Hubyar Sultan Derneği Yayınları 1

Önemli Not : Bu Makaleyi kullanırken lütfen kaynak göstermeyi unutmayınız.